herşeyim

24/6/2007 - DÜNYAAAAAAAAAAAA

 

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarım,

-:- Sonsuzluk -:-

Onu anlamayı artık çok önceleri bıraktım, aklımın yetmediğini gördüm çünkü.

Sürekli O'nu düşünüyordum, nasıl bir şekli şemali olduğunu sorguluyor akıl terazimle onu tartmaya anlamaya çabalıyordum.

İsyan ediyordum; hem kendime, hem de aileme; hem de çevreme zararım dokunuyordu.

"Rabbim, bana niye bu kadar uzaksın? Sana şimdi ihtiyacım var, ama şimdi! Yarın çok geç olabilir..."

***

Sürekli O'nu konuşurdum; fırsat buldukça arkadaşlarımla hep onu tartışırdım. Bir ataist kimliği ile "Hani, o inanıp güvendiğiniz Allah nerede?" derdim.

Onlar, sadece "Evet, var." diyebiliyorlardı..

Ama, bu bana yetmiyordu.

Çok düşündüm, bu işe bir çare bulmalıydım; yaşamak bu kadar anlamsız olamazdı benim için.

Bir kelime imdadıma yetişti...

Sonsuzluk!

***

Ben sonsuz bir varlığı algılamaya, bulmaya, görmeye çalışıyormuşum meğerse. Sonsuz bir kudreti, şu zavallı aklım nasıl algılayabilirdi ki?

İşte tüyleri ürperten nokta, işte Sırat köprüsü!

O'nu lâyık olduğunca anlamak, ancak Allah olmayı gerektirir, ki bu vahdet-i vücut ilkesine göre yine kendisi tarafından mümkün olabilir.

İnsan ise cüzi aklıyla, Allah'ın isim ve sıfatlarını düşünmek suretiyle O'nu ancak ve ancak kısmen tanıyabilir.

***

İnsan insanlığından sıyrılmadıkça, Allah'ı idrak edemez. Ve insan, ene sıfatından kurtulsa bile; Allah'ı yine de tam anlamıyla idrak edemez!

Çünkü Allah (c.c.) sonsuzluğun matematiksel limitinde gizlidir, ve asla keşfi de mümkün değildir.

O'na yaklaştığımız her bir adım ile, O sınırsız ilim ve kudretiyle bizim buldu sandımıza bürünür..

 

 

 


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/6/2007 -

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/6/2007 -

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/6/2007 -

 

"Küs olacak mısın yine sessiz sedasız olacak mısın?
beni unutacak mısın" oldu son sorusu...

 

Onu ömrümün sonuna kadar unutmayacağım. Yüreğimde bıraktığı sızı hala ilk günkü sıcaklığını koruyor. Yıprandım, parçalandım ama verdiğim sözü tuttum; unutmadım... Yeni bi aşka yelken de açmadım. Sığınacak bi liman da aramadım kendime. Mavi sevdamı hırçın dalgalardan koruyacak bi adam aramadım ardından. Kaçtım herkesten ve herşeyden. Aşk gözümü korkuttu. Belki de o, bilemiyorum... Be sadece böyle bi başıma O'na yazılar yazmayı sürdüreceğim.

...
Hayallerimin yitik yanı…
Seni severken kendimden korkmayı öğrettin bana. Ayazda gömleğimi rüzgâra asmayı, rüzgâra içimi açmayı öğrettin. Üşüttün yüreğimi kimliksiz rüzgârlarda. Sana yazılar yazma telaşındaydım, hüzünler düşürdün hep payıma. Söküldü hayallerim ve hüzne bulaştı. Bu sensizlik demir gibi, kan tadında. Felaketime yazgılıyım nice zamandır.
Sensizlik felaketim…

Hayallerimin bitik yanı…
Seni severken kendimi terk etmeyi öğrettin bana. Adımdan adım adım geçmeyi öğrettin, felaketi sevmeyi! Sensizlik bitişimdi, bitmeyi sevdirdin bana. İlmek ilmek söküldüm sensizliğe. Kan tadında demir gibi bir ayazdı. Hiçbir tarih bu ihaneti yazmazdı. Ben, ihanetimle bir yazgılıyım kaç zamandır.
Sensizlik ihanetim…

Hayallerimin sökük yanı…
Seni severken öğrendim kurallı cümleler kuramamayı. Ters-yüz bir yalnızlıktı yaşadığım. Kim-siz, kimse-siz, kimlik-siz bir yalnızlıktı bana öğrettiğin. Söküldüm kuralsız yalnızlıklara, söküldüm imlasızlıklara, kimliksiz ayazlara, cahil yalnızlıklara. Sus-pus olmuş cahilliğimle yazgılıyım çok zamandır.
Sensizlik cehaletim…

Hayallerimin çökük yanı…
Seni severken aşk, sınırlarımı ihlal etti. Sen bana kurallarımı yakmayı öğrettin. Hayata karşı bütün dayılanmalarımı yerle bir ettin. İçimi yıktın, içimi yaktın, içimi çökerttin. Beni acizliğimle baş başa koyup gittin.
Sensizlik acizliğim…

 


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/6/2007 -

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

güneş

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

  • Annecigim
  • siirlerim
  • Arkadaşlarım

    terrorturkey
    sereserpesiyah